@Yüksel Bey
Kök Benim
Kök Benim
Ben bir tohumdum, karanlığa gömülü,
Kabuğumu kırmaya kıyamadım uzun süre.
Oysa her tohum bilir, çürümeden filizlenmez,
Toprağın altı, önce bir teslimiyet ister.
Bazı kökler derine iner, ışığı unutur,
Korkuyla sarılır taşlara, kımıldamaz yerinden.
Bazıları ise çatlağı bulur karanlıkta,
Yukarıya, hiç görmediği bir güneşe doğru sürünür.
Sözlerim toprağa düşmüş tohumlardı benim,
Bazılarını sulamadım, kurudu dilimin altında.
Şimdi orada, konuşulmamış cümlelerin mezarlığı,
Her biri bir dal olabilecekken toprak oldu.
Pişmanlık, kayaya sarılmış bir köktür aslında,
Büyümez, sadece kendi etrafında sıkışır.
Cesaretse, taşı yararak ilerleyen ince bir dal,
Kırılganlığıyla güçlü, sabrıyla yıkıcı.
Şimdi bir ağacım ben, yara izli gövdemle,
Her halkam bir kışı, her filiz bir baharı taşır.
Toprağın altında bıraktıklarım değil beni tanımlayan,
Işığa doğru attığım, o cesur kök işte benim.