18px
Soyut / Sürrealist

Eylül

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Titriyor gece soğuğuna sarınmış

Mavi bir eylül yüzünde, gözlerinde iki damla yıldız

Dolanıyor yine hüznünde içindeki çocuk

Kırık bir eylül avuçlarında hem üşümüş hem yalnız.

Yetim ruhlar pencerede

Sabaha varmanın sancısında sahipsiz bir hicran

Kayıp gökyüzünde bir eylül yokluğunda kanıyor

Bir güvercin havalanıyor kanadında bin isyan.

Başladığı gibi bitiyor eylül

Zemberekte kırılmış sanki zaman

Bilirim acıyla dosttur çağlayan her keman

Belki hayal belki de yalan

Belki yalanlarda yalan

Sen durma haydi bağır var gücünle

Çevir gecenin rengini

Duan olsun feryadın kınalı ellerinde

Dakikalar özleme vurunca

Sonsuz bir umut aksın nehir nehir gözlerinde.

Bir evlat kokusu öylesine kat kat

Nice eylüllere inat

Bitmeyen bir şarkıda sanki tekrarlanan bir nakarat

Belki her şey tepetaklak

Dost kokusu ise öylesine öylesine saf

Öylesine üryan

Çırılçıplak

Bir feryadın yankısında koşar adım yalınayak.

Anlıyorum

Acılar yağsa da sağnak sağnak

Sanki hasret türküsü gibi

Eylülde yaşamak

Külün gizinde tutsak sanki kafes kafes hayat

Zaman ile başbaşa takvimlere sevdalı saat

Kül beyaz akşamlara ayrılık katsa da

Eylül düşleri hep bitmeyen bir aşk.

Belki de yaşamak

Her ölen gecede yeniden çıkan şafak

Belki yeniden doğmak tekrar yaşamak

Konunca gözlerine damla damla sonbahar

Hani çıkmaz bir sokakta belki eylüller son durak.

Bak gözlerinin arkasına sığınmış bir kadın

Hala ayakta eylüle inat

Haydi sen de korkma

Sen de ayağa kalk tüm eylüllere inat.