18px
Soyut / Sürrealist

Tutsak Özgürlük

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Daralmış geçitlerin geniş arzında saklı

Hayatın arzuları

Şizofren sancıların zaman girdabında

Özgürlüğe çivisini çakmış yalnızlık

Hangi yol başına varsan

Hangi sokağa sapsan

Issız bir kül bulutu özgürlük

Boydan boya.

Tutkulu kalemlerin sırat köprüsünde özgürlük

Kırk kapının cehenneminde

Esaret yangını duygular

Felek sapmış ters yöne

Edeple secdeye varmış feryat

Soluk soluğa.

Bir o yandan bir bu yandan

Dönüp duruyor dünya

Hayaller ateş çemberinin üryanında

Ayak ucuna çizdiğim özgürlüğümle

Tek bildiğim muamma

Eteğine tutunduğum toprak ana.

Geceye mi bu çırpınış, güne mi?

Bir çocuk gibi susmuş özgürlüğün ahı

İlk kez böyle çaresiz

Böyle kırılgan

Her güncesi amansız bir kor

Bir avuntu özgürlüğe azat hayaller

Pencere kıpkırmızı.

Sesler kuşkulu, sesler tutsak

Biraz hissiz biraz da sessiz

Çoğu güvensiz

Özgürlüğün kucağında iki satır samimiyet

Yaşam düğüm

Sabır yoğun

Düşler boğum boğum.

Hayatın anlamında bir tatlı huzur

Özgürlük senfonisi

Ruhlar bir demet çiçek

Rayihası semavi.

Suyun, göğün kıymeti sıcak bir nefes

İkrar gerek varlığa

Yok ki başka bir ses

Uhrevi esintiler buhurdanda tütüyor

Nasıl da ufku sarmış bu bağ, bahçe

Tutsaklığa özgür her şey

Diller bir tutam sükut.

Karışmış bir birine az ile çok

Diyorum ki artık çoğun azından

Bir yağmur gerek

Artık güllere bakmak değil

Biraz da gül dermek gerek.

Haydi kapat gözlerini, aç kapılarını

Azat et köleliğini tutsaklığından

Özgürlüğün kaptanı Nuh'sa korkma tufanlardan.