18px
Hayata Dair

Yorgun Sessizlik

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Yorgun sessizliğimi dinliyorum da şimdilerde

Derin suskularımı ekliyorum zamanın boşvermişliğine.

Meramsız caddelerin, isli ayazlarında soluyor zaman.

Adını bilmediğim anlamsız bekleyişler

Zemherinin koynuna sinmiş arsızca.

Teslim oluşlar, uzayan bir gecenin kısa süren dinginliğinde

Her şeyden yoksun.

Daha aydınlığına uyanmamış şafak

Kendi kızıllığında kıvranıyor silik ve soluk.

Sineye özgürlüğünü eklemiş

Uykuya haram gecelerin arta kalan sarhoşluğundan

Karanlığa inat, tutsaklığa inat.

İşte böyle gecelerde vurur yüreğini sokaklarına

Ben gibi yorgun şehir.

Aydınlanmaya çalıştıkça söner bir bir ışıkları

Kıvranır çaresizce, hem de bence.

Sahi

Çaresizlik dedim de

Çaresizliğin oyunu nasıldır bilir misin?

Gözlerini kapatamaz, kapattığında düşünemezsin

Başını yastığa koyamaz, koyduğunda uyuyamazsın

Sessiz çığlıklar yırtar kulaklarını

Günde geceyi, gecede günü yaşarsın

Kıyameti yaşar gibi amansız.

Oysa

Hangi insan içinde düşler büyütmez salaşça

Hangi insan imkansızlığa yürümez çocukça

Kim açmak istemez bahar gülleri gibi korkusuzca

Şımarık düşler

Hep çalmaz mı kapalı kapıları apansızca.

Ama her defasında

Sonsuzluğun tam ortasında yakalanırsın kendine.

İşte, tam o anlarda

Tutmak istersin yıldızları gece aralandığında.

Tutmak istersin de

Dönersin yine buğulu camlardan sızan, grilerine.

Hani

Bir trenin en son kompartımanında yolculuk yapmak istersin ya

Tek başına

Zamanı durdurup tek bir günde kalmayı istersin ya hani

Hani fırtınaya inat, dalgaya inat açılmak istersin ya

Denizin koynuna dolanmak istersin hani

Amaçsızca.

İşte yine öyle bu günlerde yüreğim

Kıyılarıma vuran hırçın dalgalarda çırpınıyor

Bilmem ki, belki de bu yüzden hep gel-gitlerim.

Hoyratça kırılan dallarda şimdi yaralı bir serçenin derin sancısı

Ve çocuk yüreklere gizlendi

Bin yaşanmışlıkların acısı.

Son bir ümitti galiba gecenin sırlarına gizlenmiş

Sahipsiz düşlerimin yargıcı.

"Kağıtla kalemin hayallerine tanık oldu gece"