18px
Yalnızlık

Yalnızdık

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Yalanlara inandık kurduğumuz düşlerde

Bir de kendimize inandık küçük oyunlardaki rollerde

İhaneti içtik avuç avuç.

Damla damla gerçekler doldurmadı gönül havuzumuzu

Kimi zaman yazılan bir şiirdeki bir mısraya saklandı

Kimi zamanda alınan bir nefeste canlandı

Kimi zaman bir bakışta kaybettik

Kimi zamanda asla sahip olamayacağımız bir düşte.

Dün rüya, yarın hayaldir dedik

Ömür dediğin nedir ki dedik

Mutluluğu sığdırdık bu güne,

Düşler ülkesinde bir güne.

Oysa yalnızdık hep gönül kuyularımızda

İçine girdiğimizde kaybolduğumuz

Bizi gerçeğe götüren saklı bahçelerimizde

Hatıralarımızın yuvası, günahlarımızın mezarı

Gizli mabedimizde

Bir çocuk gibi gizlendiğimiz

Sıkta olsa sobelendiğimiz.

Yalnızdık

Yüreklerin derin kuytularında.

Hiçbir şeyin bitmediği gecelerden,

Her şeyin değiştiği sabahlara uyandık,

Sevgileri gizledik papatya kokulu düşlere

Gökyüzünden düşen her damlanın içine umutları sakladık

Sessizlik açan hüzünleri gül diye kokladık.

Ve yalnızlık, kelimelerle yaşadı insanın içinde.

Kelimeler, yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde

Bir fincan çayla paylaştık yalnızlığımızı akşamları.

Belki bir sanat müziği eşlik etti sessizliğimize.

Bir de aynayı hep baskalarina tuttuk

Belki de bu yüzden kendimiz olmayı unuttuk

Bilseydik bu kadar zor olduğunu.

Aman verirmiydik bu yalnızlığa

Bilseydik yalnızlığın böyle karanlık,

Bilseydik bu kadar dar olduğunu.

Şimdi yalnızlık ağaran günün, kararan gecesinde

Kızgın kayalardan yansıyan ağustosun kor güneşinde

O derin sessizlik, akşamların gizeminde

Yıllarca dolaştığım imgelemin koyaklarında.

Bazen de yalnızdık nefesimizi tutup

Okyanusların dibinden çıkardığımız incilerde

Yalnızdık gönül ülkemizin buzdan şatosunda.

Yalnızdık saklandığımız çocuk yüreklerde.

Öyle ki!

O yüreğimiz okyanus tınısı

Dağ esintileri kadar serin

O yüreğimiz düşler kadar engin

Arşa sığmayacak kadar geniş.

Akan su misali işte hayat. Kuruyana dek.