18px
Yalnızlık

Gece

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Takma başıma siyah tülünü.

Örtme yüzümü

Sokulma bana git.

Git

Artık seninle bir anlaşmam yok.

Kırgınım sana bu günlerde

İçime bulaşan sessizliğin kılıç keskinliğinde

Bu gece

Bir başka efkar var gözlerinin haresinde

Ağıtlar yüklenmiş sanki

Titrek sesine.

Kaç defa dedim sana

Umut barınmaz yüreğinde.

Öyle ki;

Yüreğinde büyüttüğün o siyah gül

Hiç açmayacak şafak vaktin de.

Bense!

Kaçak yaşıyorum

Soğuk nefesinde.

Bir cümlelik yer arıyorum

Doğmayan seherinde.

Ve seni yaşıyorum küf kokan hainliğinde.

Seni saklıyorum yine de

Yazdıklarımda, çizdiklerimde.

Karalamaya çalıştığım kırık şiirim de

Kopuk sözlerimde.

Peki sen!

Sen hiç olmazlarla savaştın mı?

Senin penceren nereye açılıyor?

Nerede doğuyor puslu karanlığın?

İsteyip de söyleyemediğin çok şey var değil mi?

Kiminin yüzüne

Kiminin gelmişine geçmişine.

Oysa her şey, tüm cevaplar gizli

Arsız gülüşünde.

Ey! Karanlığın prensi

Ey! Yalnızlığın sinesi

Ey! Gülen gözlerin perdesi

Sen!

Sen, benim hüzün yanımsın

Defalarca sineme sardığım saflığımsın

Sen!

Kırk kez inanıp, kırk kez yanıldığımsın.

Seni

Kanayan acılara yazıyorum artık

Rüzgara, fırtınaya

Yürek ateşlerine.

Gölgesinde esmer günahlar taşıyan

Çaresizliğe yazıyorum.

Uğraşma boşuna

Göm sırlarını karanlığına

Dön yalnızlığına.

Sabahların ak, helal göğsü uzak sana

Ben senin günahlarına kefil olmuşken

Sen anıları yakmaya devam et.

Kendi sesinle öl

Sessizliğinle büyüdüğün gibi.

"Kalbimi kırdıkça hesapsızca. Sustum öylece.

Gözlerime doldu gece."