18px
Hasret

Yarım Kalan Tebeşir Yazısı

~ Yüksel Bey

👁️ 0

​Dört yaşındaydım,

Dünya henüz diz boyu bir yerdi.

Sen, dev bir çınarın gölgesi gibi üzerime düşerken

Minicik elimi tutan o sıcacık elini hatırlıyorum

Ya da belki o eli, eksikliğinden hayal ediyorum.

​Sen bir öğretmendin

Tahtaya "hayat" yazıp altını çizmeden gittin.

Sınıfın o tozlu kokusu, üstüne sinmiş tebeşir beyazı,

Şimdi benim saçlarımdaki ilk aklar gibi yabancı.

Öğrencilerin vardı senin, her sene büyüyen

Ben ise hep dört yaşında kaldım o günden

Zilin çalmasını bekleyen en arka sıra öğrencisi.

Sen gittin ya

​Kara tahtada asılı kaldı sesin.

Gittin ya

Sen bana yokluğun geometrisini öğrettin.

Bir babanın gidişi kaç santim eder kalpte?

Bu boşluk, kaç oda, kaç salon eder bir evde?

Okuma fişlerinde "Ali ata bak" yazıyordu,

Ben "Baba bana bak" diye bağırdım yıllarca.

​Senin kalemin mürekkepti, benimki gözyaşı.

Sen defterlere not düşerdin, ben ise kara toprağa.

Öğretmenler hata affetmez derlerdi,

Oysa sen, büyümemi bile beklemeden gittin

En büyük sınavı, en küçük yaşımda önüme serdin.

​Şimdi ne zaman bir okulun önünden geçsem,

Burnuma tebeşir tozu değil, bir veda kokusu gelir.

Ceketinin cebinde unuttuğun o son kalemle,

Ben hâlâ senin yarım bıraktığın hayatı temize çekiyorum.

​Öğretmenim, babam, sönmeyen ışığım

Ders bitti mi gerçekten?

Yoksa biz, kavuşacağımız o büyük teneffüsü mü bekliyoruz?