18px
Hayata Dair

Ekmek Kavgası

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Fırınların önünde sabahın kör karanlığı,

Henüz gökyüzü yırtılmamışken uykusundan,

Bir kavganın ilk nefesi doluyor ciğerlere.

Mevsimlerden geçim derdi, aylardan ocak söndüren...

Sokaklar, midesi sırtına yapışmış dev birer yılan gibi,

Kıvrılıyor fırın kapılarında, buharı tüten o sıcak umuda.

​Bu öyle kılıç kalkanla verilen bir savaş değil,

Bu; nasırlı ellerin, yorgun omuzların sessiz haykırışı.

Bir somun ekmek ki;

Arasında ne peynir var, ne zeytin tanesi

Sadece alın terinin tuzu,

Ve çocukların rüyasına giren o taze koku.

Şehrin Dişlileri Arasında

Tezgâhın başında bekleyen adamın gözleri,

Birer terazi kefesi gibi tartar hayatı.

Her gramında bir taksit, her diliminde bir ayakkabı bağı.

Kadınlar, tülbentlerinin ucuna düğümlemiş paralarını,

O düğüm açıldıkça ömürden bir parça daha eksiliyor.

Ekmek büyüdükçe küçülüyor insanın haysiyeti bazen,

Pazarlık masalarında, asgari yaşamın kuytularında.

Çamurlu botlarıyla inşaat iskelesine tırmanan genç,

Yukarıdan bakınca şehre,

Her binayı dev bir fırın sanıyor.

İnsanlar hamur gibi yoğruluyor beton mikserlerinde,

Pişiyorlar güneşin altında,

Bir parça ekmek için, göğü delen binalar dikiyorlar

Ama kendi sofraları hep zemin katın karanlığında.

Bu kavgada mermi atılmaz,

Ama her gün bir umut vurulur tam kalbinden.

Pazar artıklarından toplanan domatesin ezikliğinde,

Veya bayat ekmek kuyruğunda bekleyen o kambur dedenin

Yere düşen bakışında saklıdır yenilgi.

Zengin sofraların kırıntısı mıdır adalet?

Yoksa fırıncının küreğinde yanan o kor ateş mi?

Ekmek kavgası bu;

Gülü gülene verirler, ekmeği ise söke söke alana.

Kurtlar sofrasına meze olmamak için

Dişini tırnağına takmış koca bir ordu,

Sabahın dördünde yola düşer,

Otobüs camlarında buğulanan hayallerle.

Ve Akşam Olunca

Güneş battığında, kavga bitmez, sadece şekil değiştirir.

Eve dönen babanın ceketindeki un izi,

Annelerin tencerede kaynattığı o mucizevi sabır,

Sofranın ortasına bırakılan o sıcak somun;

Dünyanın en zor kazanılmış zaferidir.

Kavga baki kalır, ekmek ise her gün yeniden bölünür.

Bölündükçe çoğalmaz bazen, sadece azalır sofradaki kişi sayısı,

Ama o bir dilim için verilen savaş,

İnsanlığın en eski, en dürüst ve en ağır hikâyesi.