18px
Hasret

Bir Avuç Mavi İçin

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Ey ömrümün nicesi, karlı kışın gecesi

Sen yılların ardından hiç hasretler dürdün mü?

Ateş-i alevinde şiirimin hecesi

Kırık, dökük şarkıya vuslatları sordun mu?

Karlı dağın başında taşlara vurup başın

Şu yalancı dünyada akarken gözden yaşın

Taş duvara bakarken soldukça pembe düşün

Fırtına, kar, boranda mutluluğa vardın mı?

Bir damla düş beklerken bülbüllerden, güllerden

Dikene kul olursun kayıp gidince elden

Yazgısına yüz sürüp çalınca kader telden

Tatlı tatlı hülyalar düşünüp de kurdun mu?

Yıllardır ay toplarken kar çiçekli dağlardan

Solgun bir gül ararsın şimdi hazan bağlardan

Pamuk ipliği sanıp çelik örgü ağlardan

Bir avuç mavi için bin bir acı derdin mi?

Yazan yazmış bilinmez elden gelir ne çare

Nazlı nazlı salınırken kalırsın hep biçare

Derdine dert eklerken yıllar hep pare pare

İnzivaya diz çöküp kahırlara kardın mı?

Sene üç yüz altmış beş günlere ahir sürüp

Dört mevsim yirmi dört ay arafa kahır sürüp

Geceye, gün ekleyip her seher bahar sürüp

El açıp dualara özlemleri sardın mı?

Yalancı baharlarda yürürken peşin sıra

Şu üç günlük dünyada düştükçe dardan dara

Mazideki yıllara sabırlar kura kura

Sevgilere ok olup hedefinden vurdun mu?