18px
Duygusal

Ne Çok Öldük

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Maziyi sele verip de, kara günleri unutup

Ne çok geldik yalın ayak, hayalde ki bir uç için,

Bir yudum sevgiye kanıp, gönlümüzün pazarından

Ne çok aldık hesapsızca inci boncuk bir taç için.

Hatır, gönül bilmezlere ne söylesen yoktur çare

Kutsal bildik davamızı yürek oldu pare pare

Ahde vefa umar iken çaldı bizi yerden yere

Ne çok daldık kahırlara olur olmaz bir öç için.

Bu nasıl düzen arkadaş gözü doymazlar la dolmuş

Haram helal düşünmeden bir yerine bin bir almış

Yamalı yüreğimize zehirli bir akrep salmış

Ne çok kaldık karanlıkta zerre miskal bir güç için.

Doymak bilmez eşkiyanın haince kurt sofrasında

Adap bilmez edepsizin şımarıkça tafrasında

Nefis kölesi iblisin riya dolu narasında

Ne çok sildik sevgimizi umarsızca bir suç için.

Reva mıdır bunca elem? Dilde figan gönülde yas

İlmek olmuş boynumuza keder zincirinden bir süs

Vuslat pınarı ararken yolumuzu kesmiş sis pus

Ne çok solduk ruhumuzda pula değmez bir hınç için.

Yarı aç yarı tok kalıp ekmeği tuza banarak

Dünyanın kirli çarkında her şerri hayır sanarak

Köşelerde lal-i sükut kor alev gibi yanarak

Ne çok böldük rızkımızı yudum, yudum bir aç için.

Bu bize bir sınav dedik yaramıza tuz basarak

Sarıldık taşa, toprağa umudu göğe asarak

Sabır, ihsan, tefekkürle hırsın ipini keserek

Ne çok öldük tenhalarda koskocaman bir hiç için.

Kupkuru yapraklar gibi sağa sola savrulurken

Vuslatın yandığı od da ihanetle kavrulurken

Hayasızın eleğinde bulgur gibi çevrilirken

Ne çok yıldık kuytularda çoluk çocuk bir göç için.