18px
Neşeli

Bir Tutam Güneş

~ Yüksel Bey

👁️ 0

Meydan okumaksa hayat

Aradaki bölümdü, ölümden çalınan

Hayata inat

Günler paniklemiş geceye koşmuş

Geceler de güne.

Güneş karanlığa sarılmış

Ay da buluta.

Ben, sonların başladığı yerde kapatmışım kapılarımı.

Kuzey rüzgarlarından çekip almışım yarınlarımı.

Kadehimden dökülmüş zehir zemberek başlangıç sonları.

Açan bir kır çiçeğiyim şimdi yol başında

Renklerin en kırmızısından rengim

Arzın sonsuzluğunda tatlı bir nağme sesim

Kokuların en güzeli bende.

Rüyalarımın penceresini açmışım, güneşin doğuşuna

Ömrümün yaz vakitlerini yaşıyorum.

Mevsim, mor kadifeli bir ahu

Bir de türkü tutturmuşum, gül nefesli derinden.

Dar vakitlerin hicran yarası, karanlığa kapanmış

Bir tutam eylül, artık ağustos ateşinde

Ama bak

Bak hala saklambaç oynuyor sobelediğim

Şakacı umutlarım.

Ağıdında sustuğum yağmurlarla konuşuyorum şimdi

Sesim sevinçlerin koynunda oynaş

Geçmiş baharların sokağından dönmüşüm

Ela bakışlarımı vermişim ayın şavkına

Yolum arşa.

Bak görüyor musun sır da tutamıyorum artık

Bu saatlerde bir kuşun yüreği gibi

Yüreğim özgür

Biraz yıldız olmuşum, biraz ay

Usul usul uzaklaşmış gönlümü örten karanlık

Bir de dilek tutmuşum

Uzak bir dağ başının bahar kokusunda

Sağanak sağanak yağmış acıya baş kaldıran umutlarım.

Hani

Yarım gülüşümü tamamlamış artık diğer yarım

Başı boş rüzgarlara vermişim hüzün karamı

Önce yitirip sonra bulduğum sevgi olmuşum ben dünyamda

Gizli bir özne olmuşum can deryamda.

Gün olmuş güneşe çıkmış, gün olmuş geceye çökmüşüm

Biraz kül, biraz duman misali

Alaz gözlerimden akmış sevdanın her zerresi

Leyla ile Mecnun misali.

Sevinçlerim yer yüzü, umutlarım gök yüzü olmuş

Bu gece de bir şiir düşmüş yüreğimin en kor yanından

Biraz da mutlu olmuşum

Salmışım yüreğimi derin deryaya.

Korkuyorum.

Olur ya

Olur ya bir gün

Bir tutam güneşimi kör bir bıçakla kurban etmeyin karanlığa.