18px
Aşk

Kağnı sesi

~ Mustafa Yaman

👁️ 0

Elif’in elinde upuzun üvendire

Gah "gah" der, gah dalar hayallere Gıcırdayan bir tarih akar

Öyle bir gıcırdar ki,

Dertli bir neydir ovaları inleten Anadolu’nun yükünü çekerdi ahşap tekerleri Eskidendi, çok eskiden.

Güneş vurur tepeden

Bir kadın yürür, başı yemenili

Ağzı yaşmaklı

Elinin nasırında memleket sızısı

Her dönen dingilde acı bir ses yükselir Her iniltide bir ana ağlar gizlice

Bu ses, yalnızca ahşabın feryadı değil

Bu ses, bir halkın ağır ve vakur adımları Toprak uyanır bu sesle Yollar eğilir, dağlar yol verir Her seste bir kağnı yürürdü Eskidendi, çok eskiden.

Açlığı, çileyi, var olmayı bilirdi elif

Her tekerlek döndükçe toprakta Harmana sap, değirmene un

Cepheye kaderini taşırdı

Eskidendi, çok eskiden.

O ince, o yanık uğultuyla

Zaman ağlar, dağlar susar, yollar aşınırdı

Bir keman sesi gibi dokunurdu yüreğe her kağnı

Anadolu’nun yükünü taşırdı

Öküzlerin buğulu nefesinde

Eskidendi, çok eskiden.

Mazıdan yükselen ilahi gibi bir nidadır Dua gibi, ağıt gibi, umut gibi

Bir çocuğun ağlaması gibi Kayboldu artık o eski toprak yollar

Hazin bir sessizliğe gömüldü hatıralar Bir zamanlar destan yazardı kağnılar Eskidendi, çok eskiden. .

Mustafa yaman

01 ekim 2026