Kağnı sesi
~ Mustafa Yaman
👁️ 0
Elif’in elinde upuzun üvendire
Gah "gah" der, gah dalar hayallereGıcırdayan bir tarih akar
Öyle bir gıcırdar ki,
Dertli bir neydir ovaları inletenAnadolu’nun yükünü çekerdi ahşap tekerleriEskidendi, çok eskiden.
Güneş vurur tepeden
Bir kadın yürür, başı yemenili
Ağzı yaşmaklı
Elinin nasırında memleket sızısı
Her dönen dingilde acı bir ses yükselirHer iniltide bir ana ağlar gizlice
Bu ses, yalnızca ahşabın feryadı değil
Bu ses, bir halkın ağır ve vakur adımlarıToprak uyanır bu sesleYollar eğilir, dağlar yol verirHer seste bir kağnı yürürdüEskidendi, çok eskiden.
Açlığı, çileyi, var olmayı bilirdi elif
Her tekerlek döndükçe topraktaHarmana sap, değirmene un
Cepheye kaderini taşırdı
Eskidendi, çok eskiden.
O ince, o yanık uğultuyla
Zaman ağlar, dağlar susar, yollar aşınırdı
Bir keman sesi gibi dokunurdu yüreğeher kağnı
Anadolu’nun yükünü taşırdı
Öküzlerin buğulu nefesinde
Eskidendi, çok eskiden.
Mazıdan yükselen ilahi gibi bir nidadırDua gibi, ağıt gibi, umut gibi
Bir çocuğun ağlaması gibiKayboldu artık o eski toprak yollar
Hazin bir sessizliğe gömüldü hatıralarBir zamanlar destan yazardı kağnılarEskidendi, çok eskiden..
Mustafa yaman
01 ekim 2026