
Sesinin Gölgesinde
~ Yüksel Bey
👁️ 1
Bana adını söyleme...
Ben seni,
rüzgârın yön değiştirdiği
o ilk sessizlikten tanırım.
Bir yaprak nasıl bilir
dalından ayrılacağı günü,
ben de öyle bildim
kalbime düşeceğini.
Çünkü bazı karşılaşmalar
İki yalnızlığı aynı akşamın
göğünde buluşturur.
Sen geldin...
Göğsümde yıllardır kapısı açılmayan bir ev vardı.
Pencerelerinde çocukluğum bekliyordu.
Tozlu aynalarında yarım kalmış gülüşler.
Sen,
hiçbir anahtar taşımadan, o eve ışık oldun.
O günden sonra geceler kararmadı.
Sadece yıldızlarını çoğalttı.
Kal...
Sesin, kırık dallara yürüyen bahar olsun.
Kal...
Adın,
suskunluğumun içinden
doğan ilk türkü olsun.
Bir nehir, denize kavuşunca
Suyunu kaybetmez.
Kendini tamamlar.
Ben de sende
eksilmedim, çoğaldım.
Yüzümde yılların çizgileri değil,
bekleyişlerin haritası vardı.
Sen gülünce,
Hepsi çiçek açan patikalara dönüştü.
Aşk, bir kalbe sığmak değil,
iki yalnızlığın
aynı gökyüzünü ev bilmesidir.
Ve sen...
Gökyüzü değildin.
Göğe bakmayı yeniden öğreten mavilik oldun.
Deniz değildin.
İçimde yıllarca susuz kalan
kıyıların ilk dalgası oldun.
Zaman değildin.
Ama bütün saatleri aynı kalp atışında
durdurabildin.
Bir gün, ellerimiz yaşlanacak.
Sesimiz ağırlaşacak.
Aynalar gençliğimizi
Başka sabahlara saklayacak.
Ama aşk, saçlara düşen akta değil,
Birbirinin gözlerinde kaybolmaktan korkmayan
İki yüreğin sessiz cesaretindedir.
Eğer bir gün benden geriye
Yalnızca birkaç kelime kalacaksa,
adını yazmasınlar.
Çünkü seni bir isme değil,
Ömrümün en derin sessizliğine sevdim.
Ve bil...
Bazı aşklar
kavuşmakla değil, birbirinin ruhunda
Ömür boyu yankılanmakla tamamlanır.